Mart ayından bu yana yaşanan iki gelişme Euro/dolar paritesinin yükselişini önemli ölçüde etkiledi.
1 – 10 Mart’ta gerçekleştirilen Avrupa Merkez Bankası toplantısında alınan kararlar ve toplantı sonrası AMB Başkanı Draghi’nin daha fazla faiz indirimine gerek olmayacağı yönündeki bir cümlesi oldu.
2 – Geçtiğimiz 15 – 16 Mart’ta gerçekleşen Fed toplantısında alınan kararlar ve Fed Başkanı J. Yellen’ın (geçtiğimiz Salı) oldukça güvercin söylemleri oldu. Özetle, Fed ve AMB’nin para politikası üzerine aldığı kararlar EUR/USD paritesinin yükselmesini sağladı.
Nisan ayında ise durum bundan pekte farklı değil. Merkez Bankaları’nın para politikası duruşu açısından bir değişiklik yapması beklenilmiyor. Nitekim, 21 Nisan tarihinde gerçekleştirilen ECB toplantısında faizler ve varlık alımının sabit tutulduğunu gördük. Bununla birlikte Bloomberg analistlerinin düzenlediği ankete göre Fed’in Nisan ayında faiz artırma beklentisi bulunmuyor. Ancak belirtmekte fayda var ki Fed’in 26 – 27 Nisan’da gerçekleştirilecek toplantıdaki ileriye yönelik faiz artırım düşüncelerini görmek gerek. Nisan ayını sadece Merkez Bankaları açısından değerlendirdiğimizde Mart ayına oranla oldukça sakin kalıyor.
Buna karşın Euro Bölgesinden aldığımız ekonomik veriler bu sakin havaya iştirak edemiyor. Euro Bölgesinde düşük talebe bağlı olarak enflasyon zayıf seyrini sürdürüyor. Aynı zamanda 2016 yılından itibaren özel sektörde yaşanan daralma Bölgedeki üye ülke ekonomilerinde sürdürülebilir bir genişlemenin oluşmadığına işaret ediyor. Öncelikle enflasyon ve özel sektördeki gelişmeleri inceleyelim.
Avrupa’da enflasyon emekliyor
Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) verilerine göre, 19 üyeli Euro Bölgesi’nde 2016 yılı Mart ayında yıllık enflasyon %-0.2 seviyesinden %0’a yükseldi. Böylelikle yıllık enflasyon, en son 2015 yılı Nisan ayında görmüş olduğu seviyeye geri dönmüş oldu. Aylık manşet veri, piyasada oluşan beklentiye paralel %1.2 oranında ve Şubat ayı seviyesinin üzerinde açıklandı. Çekirdek enflasyon ise %1.0 oranında sabit kaldı.
Enerji maliyetinin negatif katkısı enflasyonda baskı yaratmaya devam ediyor. Enerjide Ocak ayında %-5.4, Şubat ayında %-8.1 ve Mart ayında %-8.7 negatif görünüm sürüyor. Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyonu aşağı yönlü etkileyen faktörler arasında ulaşımda kullanılan yakıtlar ve doğal gaz oldu. Petrol fiyatlarındaki görünüme bağlı olarak enerji kalemlerinin negatif etkisi ilerleyen dönemde artmaya devam ederse, enflasyondaki olumsuz etkisini daha da artacaktır.
Hizmet sektörünün katkısı büyük
Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyonu yukarı yönlü etkileyen faktörler arasında restoran ve kafeler, tatil paketleri ile kiralar yer almakta.Bununla birlikte enflasyon hesaplamasında en büyük ağırlığa sahip kalem hizmete ait olduğundan buradaki yükseliş oldukça önemli. Mart ayı enflasyonunda hizmet sektörü %1.4 oranında pozitif katkı sağlamış. Hizmetler kaleminde Mart ayını içeren 1 yıllık ortalama %1.2 olduğu düşünülürse, hem ortalamanın üzerinde kalması hem de yılın en yüksek katkısını sağlaması Mart ayı enflasyonunu desteklemiş.
Özetle, ECB’nin ana amacı enflasyondaki canlanmayı sağlamak. Ancak Petrol fiyatlarındaki aşağı yönlü eğilimin enflasyona destek vermediği görülüyor. Bununla beraber Euro Bölgesindeki iç talebin canlanmaya ihtiyacı var.
Özel Sektörde İşler İyi Gitmiyor
Euro Bölgesi özel sektörünün 2015 Eylül ayı ile Aralık arasında iyi bir performans sergilemesine karşın, 2015 yılı Aralık ayından bu yana özel sektörü yansıtan PMI verilerinin artış hızında yavaşlama görülüyor. Nisan ayının ilk okumasını yansıtan PMI verileri de üretim, yeni siparişleri stok ve teslim sürelerinde Euro Bölgesi ve kıta ülkelerindeki sürdürülebilir bir iyileşmeye işaret etmedi. Aynı zamanda, hem hizmet hem de imalat sektörü son bir senelik ortalamanın altında kaldı. Euro Bölgesinin büyük ekonomileri arasında yer alan Fransa hizmet sektöründe toparlanma gerçekleştirse de, imalat PMI 50 seviyesinin altına tekrar geriledi. Kısacası, Euro Bölgesi ve kıta ülkelerindeki özel sektörün büyümeye etkili bir şekilde katkı sağlaması için sektörlerdeki genişlemenin hızlanması gerekmekte.
Euro/ Dolar Değerlendirmesi
Parite şu an oldukça önemli noktalardan geri dönmüş durumda. Aşağıdaki tabloda Dolar, Sterlin, Yen, İsviçre Frangı ve İsveç Kronu’dan oluşan ve farklı oranlarla ağırlıklandırılmış Euro sepeti bulunuyor. Son gelişmelere bağlı olarak grafiğin üst bandına oldukça yakın bir görüntü ortaya çıkıyor. Buradaki en önemli husus, paritenin mevcut durumda 1.14 seviyesinde olmasına rağmen 24 Ağustos’ta paritenin gördüğü 1.17 seviyesine oldukça yaklaşması. Eğer önümüzdeki günlerde Euro/dolar 1.15 seviyesinin üzerinde yerleşmeye başlarsa grafikte görülen üst band çizgisi yukarı yönde kırılabilir. Bu durum Euro/dolar paritesinde uzun soluklu bir rallisinin başlamasına yol açabilir.
Buna karşın, Euro sepetininmavi ile ifade edilen A çizgisinden aldığı tepki ile hareket ettiği görülüyor. Bu bölgede oluşan omuz baş omuz formasyonu da dikkati çekmekte. Sepet, tekrar yatay kanalın üst bandına doğru güçlenemezse, A çizgisini aşağı yönde kırabilme potansiyeli güçlenir. Bu durumda hem OBO formasyonunun hedefi hem de destek anlamında takip ettiğimiz B çizgisine doğru (EUR/USD paritesinde 1,08 bölgesine denk geliyor) satış baskısı yaşanabilir.

Bu yazı Seda Yalçınkaya tarafından Forextraview dergisi Nisan sayısı için hazırlanmıştır.

