Haziran ayını geri bırakırken İngiltere’nin Avrupa Birliği’nde (AB) kalıp kalmayacağına yönelik gerçekleştirdiği referandum aya damgasını vuran gelişme oldu. İngiltere halkı Avrupa Birliği’nden çıkılması yönünde karar aldı ve karar sonrası Euro’da sert satış baskısı yaşandı. Önümüzdeki süreçte İngiltere ile AB arasında nasıl bir bürokratik sürecin gerçekleşeceğini takip edeceğiz. İngiltere’nin çıkış kararından sonra Fransa, İtalya ve Hollanda gibi AB üyesi ülkelerin referanduma gitme olasılığı konuşulmaya başlandı. Bu durum, Euro Bölgesi’nde belirsizlik yaratabileceği gibi, uzun süreli bir türbülans dönemine girmesine neden olabilir.
Ekonomik veriler geleceğe ışık tutmuyor
Haziran ayını geride bıraktığımız dönemde Euro Bölgesi ve kıta ülkelerinden gelen ekonomik veriler toparlanmaya işaret etmiyor. Özellikle Haziran ayında açıklanan ve Mayıs ayını yansıtan Euro Bölgesi enflasyon verisi negatif bölgedeki seyrini sürdürüyor. Bilindiği üzere, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) genişleyici para politikasını benimsemesinin öncelikli nedeni iç talepteki canlanmayı sağlamak ve buna bağlı olarak enflasyon yaratmaktı. ECB’nin aldığı ek genişleyici önemlere karşın 2016 yılı başından bu yana enflasyon negatif kalmaya devam ediyor. Bu durum, Euro Bölgesi ekonomisinin düzlüğe çıkmasında açısından en önemli çentik. Diğer yandan, Haziran ayında açıklanan Nisan ayı sanayi üretim verisi bir önceki döneme karşılık artışa işaret etti. Bununla birlikte Haziran ayında açıklanan ve çeyreklik bazda final verisini oluşturan Euro Bölgesi büyüme rakamları, bölgedeki ılımlı büyümenin sürdüğü yönünde bir tablo çizdi. Buna karşın Euro Bölgesindeki ekonomik göstergelerin güçlü bir yapıya işaret ettiğini söylemek zor.
Temmuz ECB Toplantısı ve olası ek önemler
2 Haziran’da gerçekleştirilen ECB toplantısında faizlerde ya da genişlemeci para politikasının büyüklüğünde değişikliğe gidilmedi. ECB’nin benimsediği politikasında ek önem almasını piyasa beklemiyordu. Bunun en önemli nedeni ECB’nin sürdürdüğü ve yeni devreye soktuğu devlet tahvil alımlarının etkilerini görmekti. Genel itibariyle ECB bekle – gör politikasını benimsediğini söyleyebiliriz. Ancak Haziran ayını kapatırken, İngiltere referandumu sonuncunun AB’den çıkma yönünde sonuçlanması, ECB’nin yeni önlemler almasını tetikleyebilir. Bu neden 21 Temmuz’da gerçekleştirilecek ECB toplantısı para politikası seyri ve Euro üzerindeki etkisi açısından kritik önem taşıyor.
ABD ve Fed Cephesi
Temmuz ayında ABD’de Fed FOMC toplantısını takip ediyor olacağız. Hatırlanacağı üzere, Fed Haziran ayında faizlerde değişikliğe gitmeyerek yumuşak tondaki söylemlerini korumuştu. Fed, İngiltere’nin BREXIT kararı sonrasında yaşanacak gelişmeleri takip etmek isteyecektir. Bu nedenle 26 – 27 Temmuz’da gerçekleşecek toplantıda faizlerle ilgili bir değişikliğe gitmeyi tercih etmeyebilir. Piyasa beklentisi ise Fed’in Temmuz toplantısında %90 oranında faizlerde değişikliğe gitmeyeceği yönünde. Diğer yandan Fed her zamanki gibi verilere bağlı olarak ABD ekonomisindeki gidişatı takip etmeye devam edecektir. Bu noktada, Temmuz ayının ilk haftasında açıklanacak istihdam verileri ile ay içerisinde açıklanacak enflasyon verisi ön plana çıkıyor. Başka bir deyişle, Temmuz ayında Fed faizlerde değişikliğe gitmese bile, gelecek veri akışı ve Fed’in ileriye yönelik nasıl bir aksiyon alacağı konusunda olası söylemleri piyasa algılaması açısından oldukça önemli olacak.
EUR/USD Haftalık Teknik Görünüm
EUR/USD paritesi haftalık grafikte ve teknik olarak analiz edildiğinde, paritenin 2015 Şubat tarihinden bu yana 1.1450 ile 1.0520 aralığında yatay alan içerisinde hareket ettiği görülüyor. Paritenin genel görünümde zaman zaman 1.1450 seviyesi üzerini test etmesine karşın bu seviye üzerinde kalıcı bir görünüm sergilemekte zorlanıyor.
Anlamlı bir yükselişten bahsedilebilmesi açısından EUR/USD paritesinin 1.1450 seviyesi üzerine yerleşmesi gerekiyor. Parite şu an kırmızı çizgi ile ifade edilen yükselen trendini aşağı yönde kırmış durumda. Parite bir süre 1.109 bölgesi üzerinde dengelenebilir. Bu durumda, 1.1150 – 1.1050 bölgesi paritenin tepki görebileceği alan olarak karşımıza çıkıyor. Buna karşın paritenin 1.0900 seviyesi altına doğru satışların karşılanması durumunda 1.107 – 1.105 kritik alana doğru geri çekilme potansiyeli olabilir.

